Menü

• Güncel
• Beyoğlu Bilgisi
• Beyoğlu Fotoğrafları
• Cafe Bar Restaurant
• Sinemalar
• Tiyatrolar
• Kültür Merkezleri
• Oteller
• Sanat Galerileri
• Konsolosluklar
• Kroki
• Beyoğlu Kitapları
• Kaygısız Yazılar
• İstiklal Rehberleri
• Künye
• Gizlilik Politikası
• İletişim


Cafe Bar Restaurant

Asmalımescit Balıkçısı

Barcelona Cafe
Bonsoir Restaurant Bar
Cafe Guitar
Dulcinea
Koyu Kahve
Şeyhbender
Andon
Babylon
Hayal Kahvesi
Manhattan
My Moon
Mojo
The North Shield Pub
Soho
Tierra Music Club
Teras 6
Asır Restaurant
Cumhuriyet Meyhanesi
Kallavi 20


Beyoğlu Bilgisi

Ağa Camii
Arap Camii
Atatürk Kültür Merkezi
Cumhuriyet Anıtı
Çiçek Pasajı
Galata Kulesi
Galatasaray Hamamı
Serpuş Han
Taksim
Tünel

   , Hoş Geldiniz!
 
 

Ana Sayfa | Kaygısız Yazılar | Bir Yudum Şarap - ATACAN CANAY

   Hani sokaklarda sakalları birbirine yapışmış, yüzünde bir avuç kır ve üstü başı dökülen şarapcı amcaları bilirsiniz. İste bu onlardan birinin hikayesidir.

   Yine bir gün sabah. Aylardan temmuz. Çok sıcak yaz günlerinde yaptığı gibi amcamız bir park bankında geçirmiş geceyi. Yakıcı güneş saat 9:45 de gözlerini açmış destursuz. Yazları uyku keyfi adına yapacak bir şey yok bu güneş yüzünden, şayet geceden bir agaç gölgesi altında sızılmadıysa. Ağaç gölgesi bulunsa bileyine de açık hava tercih edilmekte çünkü gece pırıl pırıl yıldızlara bakarak uyumaktan daha zevkli ancak bir şişe kırmızı şarapla yıldızları izlemektir. Yıldızları seyrederek uyumak, sabah keyfi yapamamaya değer mi diye sorarsanız, amcanın o konuda bir fikri yok. Bir cok konuda oldugu gibi bu konu daonun icin luzumsuz islerden biri. Hayat zaten surada yasadigimiz ve nihayet olunce rahat edecegimiz bir kisirdonguden baska ne olabilirdi ki?    Iste o gun, siradan hafta ici, isgunlerinden biri olmasina ragmen, sabah kahvaltisi yerine sayabilecegimiz bir gece once bir sarhosun yiyemeyip attigi yerden alinmis,yarisi yenilmis ve diger yarisi da bu sabah saklanmis yarim ekmek ici ciger tava sandwichden sonra artik siradan bir gun degildi amca icin. Bir gazete bayiinin yanindan gecerken gozune bir adam ilisti amcanin. Adam bir elinde gazeteyi tutmaya calisiyor. Bir elinde ise acilmak uzere olan cantanin kapagini diziyle kapamaya calisiyor. Adam, amcanin kendisine baktigini gorunce gayet samimi bir sekilde "tutsana sunu ucundan!" dedi. Amca normalde ana avrat bildigi ve ( aslinda kadere) ettigi kufurlerden bir kactane siralardi. Ama ne olduysa olmadi ve amca gayet kibar bir sekilde adamin elinden cantayi aldi ve kapatip adama geri verdi. Adam hic gulumsemeden tesekkur etti. Bu kucuk iyiligin altinda kalmak ve pis sarapciyla yuz goz olmak gibi bir ikilemle karsi karsiya kaldi. Sonunda hic de yuz goz olmadan bir iyilik yapmaya karar verdi. Simdi birdenbire cikarip para vermek olmazdi. Hem para verse amcadan yiyecegi saglambir kufur ya da hakaret olabilirdi sokak ortasinda.    Parayi verseydi kuskusuz amca alirdi. Nerden ve nasil geldigi onemli degildi paranin onun icin. Ancak kendi calmazdi. Baskasi onun icin calarsa da almazdi. Ama eldeettigi bir paranin nasilkazanildigi da onemli degildi. Taa o gune kadar. Adam biraz dusundukten sonra ona bir is verebilecegini soyledi. Amca dusunmeden kabul etti tabii isi. Adam ona bir adres verdi ve cantasindan cikardigi bir zarfi o adrese goturmesini soyledi. Amca adrese soylebir bakti. Adres cok yakindi ve adamin kendisi de goturebilirdi. Adama adresi tarif etse aldigi isten de olacagi icin bir sey demedi. Zarfin icinde ne oldugunu sordu. Adam amcaya donuponu ilgilendirmedigini soylemeye hazirlaniyordu ki, icinde onun basini belaya sokup sokmama durumu oldugunu bilmeye hakki oldugu geldi aklina son anda. "Davetiye var" dedi. "Nikah davetiyesi". Amca baska bir sey sorma ihtiyaci duymadan zarfi pisceketinin cebine koydu. Adam da amcanin pis ellerine degmeden 10 milyonu uzatir.    Amca adamin yuzunde bir meymenetesizlik gormemesine ragmen zarfin icinde davetiye olup olmadigini ogrenmeye karar verir. Zarfi acar. Icinden bir alelade katlanmisbir kagit cikar. Bir de zarfin icinde 20 milyon. Amca dusunur. Bu para onun nerden bakilsa 1 haftalik yiyecegini karsilar. Bir de kirmizi sarap tabbi ki. Fazla dusunmeden kagidi okumaya koyulur. Kagitta sunlar yazilidir. "Iste bu ayki paran. Calis da para kazan biraz. Senin gibi orospularin yuzunden mal olmus dunya."…    Amca bunun bir kadina yazilmis oldugunu anlamakta gecikmedi. Hemen bir kadin canlandirdi kafasinda. Adamdan bosanmis ama mahkeme karariyla her ay nafakaya baglamis adami. Peki neden bu kadar az? Ve amcanin o parayi goturecegine nasil bu kadar emin? Amca hemen yola koyuldu. Cok berbat bir mahalleydi adreste yazan sokak. O mahallede oynayan cocuklaramcayi pek yadirgamadilar. Yolda gecerken amcaya bakip da igrenen bakislar yoktu o mahallede. Ve sokakta oynayan cocuklarin hic biri sevimli degildi. Apartmani buldu. Kapiyi caldi. Icerden cocukaglama sesi geliyordu. Yari beline kadar suya batmis bir kadin acti kapiyi. "Bu sizin" dedi amca, cok konusmayi sevmedigini kurdugu kisa cumlelerden hep belli ederdi. Kadin once zarfi acti. Icindeki parayi aldi. Kagida soylebir gozgezdirdikten sonra gayet sakin burusturup atti.    Amca cebindeki on milyonun keyfi olmadan cozumlemeye calisti herseyi. Biraz yurudukten sonra temmuzun sicak havasinda gercek yuzune vurdu. Adamin kendisini oraya gondermesi kadina baska bir hakaretti. Ancak boyle adamlarlamuhatap olursun der gibiydi adam kadina. Amca kendisini ilk defa bu kadar assagilik hissetti. O yasindan sonra ne gecmisi duzeltebilirdi, ne de pisman olarak bir seyleri degistirebilirdi. O artik pis bir amcaydi sokaklarda yasayan. Ona sahip cikacak ne bir kimse, ne bir kurum ve de gulunctur ne debir devlet vardi. Issizlik sigortasi bile yoktu. Cunku issiz bile degildi!!

   On milyonu firlatip atmak geldi icinden. Kendisini kullanilmis hissetti. Adamin kafasinda dusundugu kisiden cok daha fazla bir seyler oldugunu dusunuyordu kendi icinde dislerini sikarak. Bu dusunceler icinde gazete bayiinin onune dusundugunden daha cabuk geldi. Sadecebir sanssizliktan baska bir sey degildi o adamin kendisinden daha iyi bir yerde olmasi. Kaderini kendisi cizmemisti o adam, ve amca. Sarhos bir babanin ve dayak yiyen cahilbir annenin 7.cocugu olarak dunyaya gelmeyi kendi secmemisti amca. Bu yuzden evden kacmasi da ona yuklenmemeliydi bulundugu sartlar altinda.
10 milyonu bu sekilde kazanmak ona dokundu. Kadini dusundu, kuskusuz icerden gelen birden fazla cocuk sesiyle ondan daha fazla ihtiyaci vardi paraya. Ama kader,, yapacak ne olabilirdi? Bir sarap aldi. Ve hayat surdu…

 
     
 
© Copyright 2000-2015 istiklalcaddesi.net - istiklalcaddesi.org | Teklifleriniz için; +90 535 5888855 | Doğan Tekdemir