Menü

• Güncel
• Beyoğlu Bilgisi
• Beyoğlu Fotoğrafları
• Cafe Bar Restaurant
• Sinemalar
• Tiyatrolar
• Kültür Merkezleri
• Oteller
• Sanat Galerileri
• Konsolosluklar
• Kroki
• Beyoğlu Kitapları
• Kaygısız Yazılar
• İstiklal Rehberleri
• Künye
• Gizlilik Politikası
• İletişim


Cafe Bar Restaurant

Asmalımescit Balıkçısı

Barcelona Cafe
Bonsoir Restaurant Bar
Cafe Guitar
Dulcinea
Koyu Kahve
Şeyhbender
Andon
Babylon
Hayal Kahvesi
Manhattan
My Moon
Mojo
The North Shield Pub
Soho
Tierra Music Club
Teras 6
Asır Restaurant
Cumhuriyet Meyhanesi
Kallavi 20


Beyoğlu Bilgisi

Ağa Camii
Arap Camii
Atatürk Kültür Merkezi
Cumhuriyet Anıtı
Çiçek Pasajı
Galata Kulesi
Galatasaray Hamamı
Serpuş Han
Taksim
Tünel

   , Hoş Geldiniz!
 
 

Ana Sayfa | Kaygısız Yazılar | Fantastik Bir Düş - BORA UCEL

   Gece karanlığında heryer gündüz gibiydi bilinmeyen ve adı olmayan gezegende. Uçuşan ışınların parlaklıklarından başka hiçbir şey görünmüyordu. Kesik kesik ve rengarenk ışınlar , çığlıklar. Bütün duyguların , sıfatların ve ideallerin içinde bulunduğu bu amansız savaşın sonunda sadece iki güç kalmıştı binlercelerinin arasından ; iyilik ve kötülük. Metal hurdaların ve dumanların arasından İyilik haykırdı. "Bırakalım kaypakca savaşmayı" dedi.

   Onurlu ve gür sesini Kötülüğün buğulu kahkahası kesti. Kahpece yapılmış tüm silahlarını attı üstünden İyilik. Kirlenmis beyaz zırhıyla metal hurdaların arasından çıktı. Görkemli kılıcını çekerken o ana kadar ki en içten duasını mırıldanıyordu. Simsiyah zırhıyla zor seçiliyordu kötülük. Kılıçlarının ilk çarpışmasıyla olağan dışı bir ışık oluştu boşlukta. Dünya dedikleri diğer gezegenin üstüne doğan bir ışık.

   Kazananın en baştan belli olduğu savaş günlerce sürdü. O ana dek yapılan iyilikler veya kötülüklerin sayısına göre saplanacaktı kılıçlar tarafların göğüslerine. Ve sonunda iyilik yorgun düştü , kılıcını bile zor kaldırıyordu yıldızlara. Tam o anda sıcacık bir şey hissetti kalbinde. Kıpkırmızı kanı kirletmişti beyaz zırhını. Kötülüğün çığlıkları ve kahkahaları arasında son kez düşündü geçmişi. Gözlerini sonsuza kadar kapadığı o an sayıkladığı isimler ; en büyük aşkı olan Sevgi ve çocukları Masumiyetti.
Kıyasıya süren bu savaşı seğreden Tanrı'ya melekler sordu;
"Neden gücünüzü kullanmadınız Tanrım , neden müdahele etmediniz bu kanlı sona?"
Tanrı cevap verdi;
"Çünkü insanoğlunun tercihi buydu , onları en zeki varlık olarak yarattım ama onlar erdemlerini bu şekilde kullanmayı tercih ettiler."
"Peki bir şans daha verebilirmisiniz onlara Tanrım , son bir şans?"
Düşündü enkazların arasında uzun uzun. Hak ediyormuydu insanoğlu bir şansı daha? O ana kadar sessizce fısıldayan Tanrı , bir anda bütün evreni saran bir gökgürültüsü gibi haykırdı.
"Son bir şans daha" dedi. "İlk kılıç darbesinden çıkan olağanüstü ışığın ısıttığı dünyada son bir şans veriyorum".
Meleklerin sevinç gösterileri başlamadan O yaratmıştı bile Adem ve Havva adını verdiği son şans kurucularını. İyilik , Sevgi ve masumiyet tekrar bir araya gelebilecekti. Ta ki insanoğlu , bu acımasız savaş gibi kötülüğe güç verene kadar. Medeniyeti tekrar kurmaya başlayan insanoğlu çizecekti geleceği. Cennet veya tekrar ışın kılıçlarının uçuştuğu bir savaştı bu gelecek. Son şansada Hayat dediler.

 
     
 
© Copyright 2000-2015 istiklalcaddesi.net - istiklalcaddesi.org | Teklifleriniz için; +90 535 5888855 | Doğan Tekdemir