İstiklal Rehberleri 2004 - İstiklal Caddesi Beyoğlu Tünel Taksim Sıraselviler ve Çevresi...
   
   
   
 

 


Menü

• Güncel
• Beyoğlu Bilgisi
• Beyoğlu Fotoğrafları
• Cafe Bar Restaurant
• Sinemalar
• Tiyatrolar
• Kültür Merkezleri
• Oteller
• Sanat Galerileri
• Konsolosluklar
• Kroki
• Beyoğlu Kitapları
• Kaygısız Yazılar
• İstiklal Rehberleri
• Künye
• Gizlilik Politikası
• İletişim


Cafe Bar Restaurant

Asmalımescit Balıkçısı

Barcelona Cafe
Bonsoir Restaurant Bar
Cafe Guitar
Dulcinea
Koyu Kahve
Şeyhbender
Andon
Babylon
Hayal Kahvesi
Manhattan
My Moon
Mojo
The North Shield Pub
Soho
Tierra Music Club
Teras 6
Asır Restaurant
Cumhuriyet Meyhanesi
Kallavi 20


Beyoğlu Bilgisi

Ağa Camii
Arap Camii
Atatürk Kültür Merkezi
Cumhuriyet Anıtı
Çiçek Pasajı
Galata Kulesi
Galatasaray Hamamı
Serpuş Han
Taksim
Tünel

   , Hoş Geldiniz!
 
 

Ana Sayfa | İstiklal Rehberleri | 2001 . 2002 . 2003 . 2004 . 2005


     Bundan böyle bu sayfalar da sizlerin de yardımıyla istiklal caddesindeki bütün anıları canlandıracak ve belgeleyecek bir yer var. Bu ne bir forum, ne de diğer forum sayfalarında bulunan gereksiz küfürlerin havada uçusup keyfinizi kaçıracak bir yer değil. Başlıkdan da anlaşılacağı gibi istiklalde başınıza gelmiş, duyduğunuz ya da şahit olduğunuz bütün ilginç olayları herkesle paylaşabileceğiniz bir yer. İsmi istiklal rehberleri...

     İstiklale hayat vermiş, hayat almış, günlerini, aylarını, yıllarını orada yaşamış ve bunları paylaşacak insanlar aranıyor. Para için bu tür işler peşinde olmayan, ilgi görmek için abuk sabuk şeyler uydurmayan, sadece bunu yaşamış rehberler aranıyor...

 


     Sadece hayallerimde kalan ve her an özlemiyle melankoliye düstügüm yer Istiklal.Ankarada yasamak kadar eziyet eden bi olaydan sora oraya gelip sadece 2 gün yasayabilmek o mutlulugu insani gerçekten bunalima sokuyor.Eger bi gün tek mutlulugum da elimden alinirsa biliyorum ki suçlu Istiklal.Hem insani bu kadar mutlu eden hem de en büyük acilara neden olan tek yer Istiklal.
özge
21.11.2004


     her cesit insan var orda ne ararsaniz bulursunuz farkli bi dunya sanki hemde cok farkli arkadaslarla bulustugumuzda istiklalele gidiyoruz millet diyince herkez basini salliyo neden cunku bayiliyorz oraya tek kelimeyle gormeyenlerin bir kere olsun o tadi gezerken cesitli insanlari gormenin verdigi saskinligi gormesi gerek sena bayiliyorm istiklaallllllll
kupa_kizi
19.11.2004


     duvarci adem sokaktan çikip yola tarlabasi bulvarinin eski hali ile iki serit olan caddesinde kendimi karsiya vurur fitas ve dünya sinemasinin pasajindan kendimi istiklal caddesinin trafiginin içine çikariri ordan kirik çatal köfte salonununda çalisan abimin yardimi ile kendimi karsi tarafa atar lale sinemasina alik alik baktiktan sonra soldaki sokaga girer yolun bittigi yerden saga döner ve okuluma ulasirdirm sene 1982 di o zaman ve ben 7 yasindaydim.. simdi 29 yasindayim ve hala 7 yasindaki çocuk misali vurgundur bu yürek sana istiklal.. ortaçgilin dedigi gibi sensiz olmaz sensiz olmaz
hasan
27.10.2004


     Agir müzikler ve inanlardan kaçip bir-iki tek için ilkin nevizade ardindan broonx , ama bozdu son zamanlarda ya düzelir.Sonra belki rio bravoda mexico müzikleri bazen yoo hatta sik sik babillon vee en son sabahin isiklarini manastre'da karsilarim.Dansin keyfi bitii mi sira meydan da atistirma zamani tam Almanyad yaptigim gibi istiklalin son keyfini kurup veda ve eve dönüs.Buralarda durmadan izleyen veya dans eden birini görürüseniz iste o istiklal asigi benim.Istanbulum sensiz hele gözbebegim istiklalsiz olmaz iste...
club kardesligi
26.10.2004


     Kendimi istiklale benzetirim. içinde binlerce dünyanin dolastigi ve yine binlerce dünyaya açik bir kapi gibi...belki bilirsiniz.gündüz kadar güzeldirgece taksimde.Istiklalde bir depressif degilseniz sakince dolasirsiniz.Küçük kaçamaklar yasarsiniz.Ben de bir kaçamakçiyim iste.Sokak kahvelerinde otururum.Dükkanlari gezerim.Aksamüstü pastahane keyfim sinirsiz.Sonra gecenin gelisini karsilar ask vaktine hazirlanirima ah ne güzel istiklal....
muhammed el sayed
26.10.2004


     istiklal bence siir. sokaklarida misralari istiklal caddesi göz sinirlarini bence çok asiyor gözün göremedigi kadar insan göremedigi kadar isik kim demis paris miami güzel bunlari diyen türkiyeyi görmemistir istiklal aski bu olsa gerek geceleri dolasmak bir bara gidip eglenmek bütün stresimi buralard atiyorum güzel insanlari güzel giyinimleri görmek mümkü hayati seven dolu yasayan istiklali sever....emrah emrah
emrah aksüzek
22.10.2004


     TAXSIM ISTIKLAL;tramvayin üstüne üstüne yürüdügüm intihar sokagi.Çiçekte kör kütük sarhos olup clan kafede dünyaya dönmek için aldigimiz sekersiz nescafeler.Canim sikildiginda çigliklari bastigim tünel yolu.Karnimi doyurmak için takildigim bereket.Yagmurda sirilsiklam olup sigara içme muhabbetleri.Damsiz barlara girmeye calistigimiz karanlik geceler. Nerelisin sorusuna verilicek tek yanit.Istanbuldan ayrilirken birakamadigim uçarken gözlerimin aradigi 7 24 cadde Istiklal. Seni özledim.Ben mi seni biraktim sen mi beni...
Samet Sayin
17.10.2004


     sanki orada yasayip ölmüs olan insanlar bir ruhsal etki birakmis ve bu beni istanbula her gelisimde istiklale çekiyor. cadde beni içine aldiktan sonra orada yasanmis olaylari bana hissettiriyor ve ben de aynilarini hissetmeye basliyorum. Ilk defa orada asik oluyorum, sarapevine gidip sarap içiyorum sevdigimle, konusmanin yasamanin tadini hissediyorum.sonra oradan ayrilacak olmanin üzüntüsünü hissediyorum. sanki o da benim ayrilmami istemiyor...
Candemir
14.10.2004


     Hi! I'm a 25 years old spanish girl that has been this summer in Istanbul (august 2004). I slept in a hotel in Taksim Park and I knew very well Istiklal Caddesi. I love it!!!!!!! I don't understand your language, but I've seen this web and it surprised me! Congratulations, and I will return to your city when I can.... Salutations to Murat Polat (kisses to you!)
Anabel
05.10.2004


     Istanbullu Rum Pera'nin yollarini ta Taksim Meydani'ndan ta Tünel'e kadar kaç defa asindiracagini, binlerce defa tekrarlamissa da ayni yerlerden geçmekten nasil haz alacagini düsünür. Hatta eski ve neden olmasin yeni asklarini da... Otobüs Esenler'e geldiginde Istanbul'lu Rum'un keyfi yerindedir. Pek akrabasi kalmadigindan ve dahasi 'kaçamagin' hakkini vermek için otelin yolunu tutar. Istanbullu Rum otelde vakit kaybetmez. Nefes almak ister. Dogru Pera'ya... Her sey biraktigi gibi. Birbirinden çekici yemeklerin, büyük bir ustalikla dizildigi lokanta vitrinleri, sinemalar, cafeler, ha Inci Pastanesi, canim Balik Pazari, kendi deyisiyle 'San Antonio' Kilisesi......
serkan
26.09.2004


     Istiklal caddesi, harika bir yer, eglencenin orta yeri derler ya aynen öyle, en çok Türkü Barlarini seviyorum, girince çikmak istemiyor insan yani bu kadar kafa dagiticak yerlere sahip, hafta da bir gelmek harika oluyor, bütün sikintilarinizi unutu veriyorsunuz.
sevim
08.09.2004


     Cihangir'in Kedisi Cihangir'e gidenler bilir, orada kedi çoktur... Ev kedisi de çoktur, sokak kedisi de.. Evden kaçtigi tüm günler oldugu gibi ayni sokak duvarindan atladi. Sokak tehlikelerle doluydu bunu biliyordu. Ama o buraya ait degildi. Her an bir aracin altinda kalabilir veya bir sokak köpeginin saldirisina ugrayabilirdi. Önemsemedi bunlari... Kaldirimdan yürüyordu, gecenin bir yarisi omasina ragmen sokaklarda insanlar vardi. Cihangir'in eski ve güzel evlerinden birinde, oldukça iyi bakiliyordu. Aslinda Cihangir'deki evlerin hepsi güzeldi. Hatta onlarin evi denize bakiyordu ama o suyu sevmezdi... Tüm kediler suyu sevmez zaten... Kendini eve hapsedilmis bir kedi gibi görmesi, küçüklügünden beri varolan duygusuydu Sahin'in. 4 yasindayken kendisine hediye edilen Çomar'in etkisi vardi bunda... Zavalli kedinin hayatindaki hersey oldugu gibi ismi de kendisi için yapilan yanlis seçimlerden biriydi, köpek ismiydi. Sirf iri bir erkek kedi oldugu için bu isim ona uygun görülmüs ve her duyan onunla dalga geçmisti. Evin küçügü Sahin onunla kendi arasinda bir yakinlik kurmustu. O da isminden hoslanmazdi -çünkü hiç de yirtici degildi- ve denize bakarak hayaller kurardi. Alman Hastanesi'nin önünden geçti, Siraselviler'den kivrilarak meydana çiktiginda üsüdü. Taksim meydani hep soguk olur bu mevsimde... Hatta yazin bile rüzgar serin eser... Çomar kaybolali bu gece bir hafta olacakti ve yalniz hissediyordu kendisini. Kardesinden ayrilmis bir abiydi sanki... Kardesini iyi koruyamadigi, ona göz kulak olamadigi için vicdan azabi çekiyordu. Onunla oynamayi özledi derin derin... Paltolarina sarinmis insanlarin bir kismi Istiklal Caddesi'ne giriyor, bazilari evlerine dönüyordu. Birçogu yari sarhostu... Meydandaki dönerciler 24 saat dolu olur zaten... Kizilkayalar'da hamburger, Bambi'de sicak ekmege yapilmis mayonezli yarim ekmek döner yenir. Tercihe göre Kumru yapan veya vejateryen menü hazirlayan yerler de vardir. Biraz ilerideki Tekel Büfe'de çesit çesit içkilerin "içinizi isitirim" diyen davetkar duruslarini görürsünüz. Ha bir de lokanta var orada Digitürk yayini yapan. Bazen büyük maçlarda balici çocuklar cama yapisip maç izler orada... Karsi tarafta meshur Kemanci, Roxy ve Andon'un da bulundugu barlar siralanmistir. Istanbul kozmopolittir evet, ama Istikal Caddesi daha bir kozmopolittir. Istikal Caddesi gibi bir yere baska sehirde rastlayamazsiniz. Her tabakadan insan gelir buraya. Beyoglu, çehresi itibariyle çok degisti ama hala insanlarin her kutlamada kosarak geldigi yer olmayi sürdürüyor. Eski evlerin, kiliselerin gölgesinde müzik sesleriyle, sinemalariyla, sarhosariylar, escinselleriyle, solculariyla, sagcilariyla, kitabevleriyle, Vakko'suyla, bankasiyla, Bereket Dönercisi'yle, gözlemecileri ve magazalariyla yasayan bir cadde burasi... Çomar'da muhakkak buralarda biryerlerde özgürlügünün tadini çikariyordur. Tünel'e dogru yürümeye basladi Sahin, saat geç olmustu ve etrafta aksama oranla azalmasina ragmen hala insanlar vardi. Bazilari bankalarin giris kisimlarina siginmislardi. Kimi bankalarin bankamatik bölümlerinin kapilari kapali oldugundan, içeri birinin para çekmek üzere girmesini beklerken sizmis olan evsizler vardi. Belki de evleri oldugu halde evsizligi tercih eden insanlar vardi içlerinde. Öyle birisini tanimistim birzamanlar, evinde mutsuzdu. Mutsuz ediyorlardi onu. O da sokagi tercih etmisti, ama o ayri bir hikaye... Muammer Karaca Tiyarosu'nun oldugu sokagin basinda gördü Çomar'i... Çok mutlu görünüyor, iri cüssesinden beklenmeyecek çeviklikle hoplayip zipliyordu. Bu durum biraz komikti hatta... Az sonra Çomar'da onu gördü ve bir süre bakistilar, gözleriyle konustular. Çomar'in yaninda bir kedi vardi, kizil tüylü, alev gözlü... Kediler yalniz gezmez miydi? Mart ayina da epeyce var aslinda... Çomar sokakta mutlu oldugunu anlatti Sahin'e, Sahin onu çok özledigini ve yalniz olmak istemedigini söyledi...Öylece bakistilar, Çomar izdirap çekiyordu. Hem Sahin'i seviyor, hem de sokakta kalmak istiyordu. Sahin kediyi tutup oksadi, gözyasi dökmeden agladilar bir süre... Bazen ayriliklar mecburidir, ama her zaman kavusma ümidi vardir. Olmak zorundadir... Sahin onu bir süre özgür birakmanin ikisinin mutlulugu için gerekli olduguna karar verdi... Bir süre görüsmeyecekler ve birbirlerini çok özleyeceklerdi... Kendi dislarinda gelisen olaylarin, sürüp giden hayatin birlikte olmadiklari zaman çok da anlamli olmadigina karar verip, yine birbirlerine dönecekler ve daha siki sarilacaklardi birbirlerine... Sahin arkasini döndü ve yürüdü, Çomar bir süre onu takip etti sonra durup arkasindan bakti... Galatasaray Lisesi'nin yanindaki yokustan indi ve alt yoldan Cihangire'e dogru kestirme çikti Sahin. Cihangir'de bir sürü kedi vardi. Siyah, beyaz, gri...Ama herkesin sevdigi kendisi için çok özeldir ve digerlerine benzemez... Onu digerlerinden ayiran en önemli nokta duygularidir... Sahin sokaktan yeni bir kedi seçmek yerine onu beklemeye karar verdi... Biliyordu dönecekti... Turgay Uludag
hakan
08.09.2004


     ferzal bahsettigin yere gittik ve çok eglendik sagol Manastre hos bir yer ve acayip müziklerin çalinmadigi dünya müzigi ve son moda müziklerin yer aldigi yer ögrenciyiz dedik ve indirim yagtilar orda bogaziçililer dans ederken yakaladik ve süperler bir de haftasonu takilalim dedik dans etmek isteyen herkes oraya kopmus saggoooool...baska tavsiyen varsa bize yaz...


     hergün beyoglu na okula gelip..okulda empoze edilenlerin, varsayimlarin bos seyler oldugunu okul cikislarinda beyoglunu yasayarak anlamak. hayatin gerçegi ile karsilasmak ve onu hos karsilamak. farkli yasamlarin bu denli yogun bulustugu tek noktadir beyoglu
lost my love on IC
26.07.2004


     istanbulun kalbi beyoglunda atar!!istiklalde!!bir kere kapilirsaniz büyüsüne,isler o büyü taa iliklerinize,kurtulamazsiniz etkisinden bi daha isteseniz bile...istanbul ayrintilarda saklidir...sokak aralarinda,saksilardaki feslegenlerde,martilarin kanadinda,sonsuz maviliklerde... hep o büyüyle...ilelebete...
matmazel
01.07.2004


     istiklalden geçerken dogu ile batinin arasinda oldugunuzu bilirsiniz. karisim size inanilmaz bir cosku ve heyecan verir, ayni zamanda bir tehlike de vardir. kaybolmak.. Istiklalden geçip zihninizi düsünün, nasil da saskin. sonra yolun sonuna dogru gelirken yapi kredi kültür merkezi karsisi sanzelize girisinden girin üçüncü kata çikin. eger günlerden cuma ve saat 19.00 ise, veya pazar 13.00, sizleri daha önce hiç karsilasmadiginiz bir sey bekliyor. dogu ve batinin dansi. paylasimin, ahengin, ritmin ve bilincin dansi. kaotik egzersizlerle hem gevseyecek, hem güçleneceksiniz. ve haberinizin olmadigi bir yerde, taa derinlerde bir seyler uyanacak.. binlerce yillik. ve boyut degisecek, zihninizde güvenle yer degistiren bir sürü sey gibi, bekliyoruz.. nerede durdugunuzu gerçekten hissetmek için..
julia
06.06.2004


     gel bir de burdan yak sigarani derse tüm püfür püfürler,avuçlarimda bir parça is ,deneme gücü bulursam denenmemisleri,soguga bakinca da üsürse gözbebekleri,bildigim tüm ölümler anliklariyla lastik gibi uzamalariyla artik bedendaslarsa,iste sizlerin cümleleri bilmem kaç büyüklügünde zelzelemeyi birakmissa..istanbuldayim demektir..o benden gitsin ki..iadeyi ziyaret,,adet yerini bulsun
strangelove
19.05.2004


     bu nasil bir büyüdür hala anlamis degilim bambaska bir dünyaya geçiyorum sanki istiklalde olunca...herkes hayatinda en azindan birkez kapilmali bu sihrin büyüsüne.yoksa çok sey kaybeder.acaba yillar sonrada ayni kalmayi basarabilecekmi bunuda merak etmiyo diilim....
su
27.03.2004


     beyoglu'nu( pera demek daha cok hosuma gider) ne elinde acibadem kurabiyesi olan bi cocuga ne de kurk mantolu lumpen bir hatuna benzer..beyoglu cingenedir...hic uyumaz.uyursada elbet bi gozu aciktir.4-8 lik ritm hic durmaz yureginde.dumdum taka tak.....
mRaNyBody
27.03.2004


     Istiklal caddesinden Asmali Mescit'e döndügünüzde sizi sol tarafta prinç kollu bir ahsap kapi karsilar. Hiçbir tabelaya rastlayamayacaginiz (tepede asili tren garlarinda görmeye alistigimiz büyük saat hariç) agir kapiyi itip içeri girin. Karsinizda gizemli bir hava yaratan kirmizi kadife perdeler. Eger çekinmez burnunuzu içeri uzatirsaniz sizi ne kadar keyifli bir ortamin bekledigini göreceksiniz. Hemen giriste sagda yine kirmizi kadife kapli bir büyük kanepe, iki yesil küçük ama konforlu koltuk alçak ve genis bir sehpa. Solda meyva dolu kaselerin dikkatinizi çektigi ve duvarinda menü yer alan karatahtanin bulundugu bar var. Ve tabi genelde güleryüzlü bir kisi. Mekan yüksek tavanli ve barin önünden arkaya dogru uzaniyor. Ön tarafta agirlik rahat koltuklardayken arka tarafta bunun yerini yemek masalari aliyor. Oturup etrafiniza baktiginizda asili duran degisik saatlerden ve size sunulan dergilerden konseptin zamanla ilgili oldugunu anliyorsunuz. Zaten içecek menüsü geldiginde mekanin adinin "simdi" oldugu ortaya çikiyor. Burada salata, makarna ve tostlarin yani sira degisik sekilde hazirlanmis tatlilar yemeniz mümkün. Sahsen tattigim somonlu papardellenin çok lezzetli oldugunu ve çilek soslu milföyün de farkli bir tarzda sunuldugunu söyleyebilirim. Ayrica filtre kahvenin çok güzel koktugunu ve ihlamurun da hakkini verdigini belirtmeden geçemeyecegim. Buranin en güzel yanlarindan biri de greyfurt veya portakal kokulu bir sise suyun- çünkü servis edilen siselere kapak olarak birer adet bu meyvalardan konmus- siz istemeden gelmesi ve bundan ücret alinmamasi. Huzurlu, sakin ve pozitif bir ögleden sonrayi dergi okuyarak, güleryüzlü hizmet alarak geçirmek isteyenler için Beyoglu'nda Simdi birebir...
Pelin Bingöl
24.03.2004


     Merhaba....iste benim gibi taxim ve istiklal çilginlariyla selamlasiyorum... Ben gezmeyi severim deli gibi.... inanmayanlar bi çikip baksin söööle caddeye... Heykele selam versinler en bastan... sonra tramvayla bi eskileri yaaad etsinler...tarih kokan sinemalarinda baska dünyalarar dalsinlar... aznavur-halep-atlas pasajlarinda fikir fikir yasami tadsinlar... Haci abdullah'tan lades'ten doyursunlar.... Galatasaray meydaninda bi sigara tüttürüp aksamüstü sokak kahcelerinde demlensinler...nevizade de bi-kaç duble derken tünele bi yürüyüs çaksinlarrr... Bu gece farki tadalim diyenler hep süprizlerle dolu benim mekanlarima bu gece neler olacak diye sorsunlar...Babillon mesela...sonra Manastre en farkilisi belki de belki Melekler Kahvesi...derken Bronx.... ilk merhaba yi atsinlar buralarda hiç komplexlerine kapilmadan istiklalde herkesin dinlemeye deger bir hikayesi vardir...hele bu dedigim mekanlarda birileri ise mutlaakaaa çünkü orjinali yakaladin demektir...Sabaha dogru ya meydan da bi homini girtlak ya da Cumhuriyet Iskembecisi ne dersiniz...iste yorgun ama mutlu bir iyi uykular için bu yeter de artar bileee..Sizi ve tüm Istiklalcileri seviyorumm...Görüsürüz.........
BRAXTONNN
06.03.2004


     Ben istiklal caddesinde yasiyorum. Her gün soluyorum o havayi, her gün o meçhul kalabaliga karisiyorum, her gün isiginda kayboluyorum Beyoglu nun, her dakika Istanbul atiyor kalbinde, kalbimde. Biraz dikkatli dinleyenler için kolaydir solugunu duymak Istanbul un Beyoglu nun göbeginde biraz yorgun, hiriltili ama inatçi... Beyoglu'nun çeliskileri yorar bazen insani. Her yaptigin yorum iki ayri uçtur aslinda, ya çok karanliktir sokaklari ya çok adinlik, bazen nefes alamadigini hissedersin her yerinde, bazen de senin nefesin olur cigerlerine dolan. Kalabaliginda kaybolmak kadar kolaydir yapayalniz düsüncelerinle basbasa yürümek. Çabuk alisirsin, sen olur, senin iznini almaz, içine girer yerlesir. Gözlerinde saklanir isiklari, cümlelerine müdahale eder, teninde dolasir, Beyoglu kokarsin, sesinde yankilanir kulaklarina inanamazsin sana sahip oluverir bilir sen gönlünü vermissindir zaten. Eglenmek istersin atarsin kendini sokaklarina, canin sikkindir yürürsün aliverir seni kucagina, omzuna yaslanip aglayamazsin belki ama iyi hissedersin kendini sokaklar teselli eder fisildar kulaklarina ama herkes duyamaz. Eger yasadigin yer yasamin oluyorsa, vazgeçilmezlerin arasindaysa , sen bütünlesmissin sahiplenmissen eger mutlusundur.Mutlu olacaksin....
Burcu Baran
03.03.2004


     soze alemlerin rabbi olan beyoglunu adiyla diyerek baslamak beyoglu icin soylenecek en anlamli soz olur bence ..beyoglu istanbullunun hayatla kurmus oldugu anlam dizgelerindeki o yogun boslugu kapatabilecek insani costura bilecek, gerektiginde nostaljik goruntusuyle tuyleri dikelticek en guzel semt tir bence , beyoglundaki"o yuz tonluk miknatisa es deger cekiciligi hic bir yerde gormedigimi solemek isterim.... yuruyorum beyoglunda
engin
28.02.2004


     Kendimi istiklale benzetirim. içinde binlerce dünyanin dolastigi ve yine binlerce dünyaya açik bir kapi gibi... Yagmur yagdiginda hüzünlenen, gece oldugunda gülümseyen, her tasin altindan hayat dolu öyküler çikarabilen, özgürlük kokan, müzikle canlanip, bir dilenciyle susan istiklal! Benim de ruhumu henüz kurmadigin cümlelerine hapsettin... Tesekkür ederim! Nurcan 16/02/2004
nurcan
16.02.2004


     belki bilirsiniz.gündüz kadar güzeldirgece taksimde.Istiklalde bir depressif degilseniz sakince dolasirsiniz.Küçük kaçamaklar yasarsiniz.Ben de bir kaçamakçiyim iste.Sokak kahvelerinde otururum.Dükkanlari gezerim.Aksamüstü pastahane keyfim sinirsiz.Sonra gecenin gelisini karsilar ask vaktine hazirlanirim.Dans ve müzigin aski baslar bende tek tek sevdigim barlara sira gelir.Tek derdim müzik e sinirsiz dans .Agir müzikler ve inanlardan kaçip bir-iki tek için ilkin nevizade ardindan broonx , ama bozdu son zamanlarda ya düzelir.Sonra belki rio bravoda mexico müzikleri bazen yoo hatta sik sik babillon vee en son sabahin isiklarini manastre'da karsilarim.Dansin keyfi bitii mi sira meydan da atistirma zamani tam Almanyad yaptigim gibi istiklalin son keyfini kurup veda ve eve dönüs.Buralarda durmadan izleyen veya dans eden birini görürüseniz iste o istiklal asigi benim.Istanbulum sensiz hele gözbebegim istiklalsiz olmaz iste...
mehlika
08.01.2004

 
     
 
© Copyright 2000-2015 istiklalcaddesi.net - istiklalcaddesi.org | Teklifleriniz için; +90 535 5888855 | Doğan Tekdemir