Menü

• Güncel
• Beyoğlu Bilgisi
• Beyoğlu Fotoğrafları
• Cafe Bar Restaurant
• Sinemalar
• Tiyatrolar
• Kültür Merkezleri
• Oteller
• Sanat Galerileri
• Konsolosluklar
• Kroki
• Beyoğlu Kitapları
• Kaygısız Yazılar
• İstiklal Rehberleri
• Künye
• Gizlilik Politikası
• İletişim


Cafe Bar Restaurant

Asmalımescit Balıkçısı

Barcelona Cafe
Bonsoir Restaurant Bar
Cafe Guitar
Dulcinea
Koyu Kahve
Şeyhbender
Andon
Babylon
Hayal Kahvesi
Manhattan
My Moon
Mojo
The North Shield Pub
Soho
Tierra Music Club
Teras 6
Asır Restaurant
Cumhuriyet Meyhanesi
Kallavi 20


Beyoğlu Bilgisi

Ağa Camii
Arap Camii
Atatürk Kültür Merkezi
Cumhuriyet Anıtı
Çiçek Pasajı
Galata Kulesi
Galatasaray Hamamı
Serpuş Han
Taksim
Tünel

   , Hoş Geldiniz!
 
 

Ana Sayfa | Kaygısız Yazılar | Sevişmeyeceğiz sadece uyuyacağız! - EBRU DREW

   GECELER genelde şöyle biter aslında:
   - Eeee, bana mı gidiyoruz, sana mı?...
   Sanmayın ki alemlere "kız götürme" amacıyla çıkmış erkeğin söylemidir bu sadece... Bir vakitten sonra, içkinin şişede durduğu gibi durmadığı `o an`larda kızlar da erkeklere söyler pekala...
   O gece başka bitti ama... Sık sık gittiğim bir barda, sık sık gördüğüm biriydi. Program bitince, her zaman yaptığımız gibi, `yataktan önceki son durak` Shaman`da noktayı koyalım dedik. Dostlarla birlikte attık kendimizi içeri. Tabii müziği duyar duymaz ne dostlar kaldı gözümde ne ötekiler...
   İşte o sırada geldi...
   Gelmiş yani... Görmemişim, Latin ritmlerine öyle kaptırmışım ki kendimi... Nice sallandıktan sonra karşımda bitti. Elimden tuttu, iki çevirdi önce... Sonra çekti kendini.
   Gözleri gözlerimde, dudakları değidi değecek...
   Dans ettik bütün gece...
   O çok tanıdık "Kapatıyoruz arkadaşlar" sesleri yükselince evli evine, köylü köyüne anı geldiğinde, elleri ellerimdeydi yine...
   Gözleri `olmayan dudaklarım`ın etrafında bir yerlerde...
   (Bir şey arıyordu ama ne?..
   Onca dansın, onca samimiyetin ardından bir nokta belki de...)
   - Eee, sen ne tarafa?
   Takıldı kaldı öyle... Elleri ellerimde, gözleri... Nerede olduğunu bilmek bile istemediğim bir yerde:
   - Senin tarafına.
   - Ben eve gidiyorum ama...
   - iyi ya, ben de... Seninle birlikte...
   TAKSİM`in göbeğinde, gecenin bir saatinde, dostlar çoktan ortadan kaybolmuş, sık sık gördüğüm ama adını bile o gece öğrendiğim bir er kişi, ellerini tutmuş, yalvarıyor:
   - N`olur bize gidelim.
   O yalvardıkça diretiyorum ben de:
   - Olmaz!...
   - Söz bak, sevişmeyeceği, sadece uyuyacağız!...
   -NİYE Kİ?.. Demedim elbet. Ama demek istedim açık olmak gerekirse... (Ki, olacağım, "neyse o" sözüm var size...)
   Niye bir erkek, gece boyu nefesini nefesinde hissettiği bir kadınla uyumayı sevişmeye tercih eder?
   Niyeti sevişmekse niye bunu açık etmez de dünyanın en masum şeyi, yani artık bende olmayan, uykuyu alet eder one night stand emellerine?..
   "Sevişmeyeceğiz, sadece uyuyacağız" andını içerken ne bekler ki karşısındakinden?..
   "Ah ne romantik" deyip üzerine atlamasını mı?..
   ATLAMADIM tabi... Bilakis... Nefesimi yeterince hissettiremedim heralde diye şüphe ettim kendimden. Malumunuz, yaş kemale ermekte, ayna önünden geçmeyeli yıllar oluyor, karşı cinste artık sadece uyuma etkisi yaratıyor olabilirim.
   Ama değil işte!.. Tahribata rağmen mihrap yerinde.
   -ymiş yani... Diyenlerin yalancısıyım ben.
   Biraz da bu yalancıların gazıyla baktım ya... Bir kendime, bir "yıkıldı yıkılacak" karşımdakine... "Herhalde bir yamuğu var, olmuyor" deyip "mümkünse bir daha görüşmeyelim" çevikliğinde bindim taksiye...
   Büyük ihtimalle kaldı o yine...Kendi kendine söyleniyor(muy)du, eli tahmin ettiğiniz yerde:
   - Nerede yanlış yaptım?..

   MERAKLISINA: "Sevişelim" deseydi de gidecektim evime... Ama farklı düşünecektim. "Delikanlı çocukmuş, o kadar yakınlaşmanın sonunda bir erkek beyninin farklı algılamasını bekleyemezdim zaten" diyecektim bel ki de.

 
     
 
© Copyright 2000-2015 istiklalcaddesi.net - istiklalcaddesi.org | Teklifleriniz için; +90 535 5888855 | Doğan Tekdemir