Menü

• Güncel
• Beyoğlu Bilgisi
• Beyoğlu Fotoğrafları
• Cafe Bar Restaurant
• Sinemalar
• Tiyatrolar
• Kültür Merkezleri
• Oteller
• Sanat Galerileri
• Konsolosluklar
• Kroki
• Beyoğlu Kitapları
• Kaygısız Yazılar
• İstiklal Rehberleri
• Künye
• Gizlilik Politikası
• İletişim


Cafe Bar Restaurant

Asmalımescit Balıkçısı

Barcelona Cafe
Bonsoir Restaurant Bar
Cafe Guitar
Dulcinea
Koyu Kahve
Şeyhbender
Andon
Babylon
Hayal Kahvesi
Manhattan
My Moon
Mojo
The North Shield Pub
Soho
Tierra Music Club
Teras 6
Asır Restaurant
Cumhuriyet Meyhanesi
Kallavi 20


Beyoğlu Bilgisi

Ağa Camii
Arap Camii
Atatürk Kültür Merkezi
Cumhuriyet Anıtı
Çiçek Pasajı
Galata Kulesi
Galatasaray Hamamı
Serpuş Han
Taksim
Tünel

   , Hoş Geldiniz!
 
 

Ana Sayfa | Kaygısız Yazılar | Yağmurlar - SELÇUK AKYÜZ

   Bir ülkenin gelişmesi demek o ülkedeki insanların gelişmesi demektir. İnsanlarında fiziki gelişimini konudan bağımsız tutacak olursak gelişmeleri için 'iletişim' kurmaları gereklidir.Aslında öncelikle bir değişim,daha sonra bir gelişimden ya da gerilemeden bahsedebiliriz .Değişim için iletişim en temel unsurlardan bir tanesidir. Bu unsurun içinde Tunç Çağıyla beraber (korkmayın, 'Gaz ve Toz bulutu' ndan başlamayacağım) yazma ve okuma girmiştir. Hayal kurmak,düşünmek,ve bunları ifade etmekteki en kalıcı yoldur yazı yazmak.Bu hayallerimizden,düşüncelerimizden başka insanlar, en sağlıklı şekilde, okuyarak haberdar olurlar. Peki bu 'haberdar' olma halinin gelişimle ne gibi bir alakası olabilir?

   Hayal ve düşünce devamında hareketi getirir. Hareket,bir oluşuma etki etmek amaçlıdır ki; bu da bir değişikliği getirir. Oluşan değişiklikleri de insanoğlunun istediği forma sokması haline ise göreli olarak gelişim deriz.Hayal kurmak aslında hep naif bir anlam taşımıştır. 'Hayal kurmak çocuklara mahsustur,yetişkinler gerçeklerle yaşarlar,çünkü hayal karın doyurmaz !'. Aslında bu yanlış yaklaşımdan çok önceleri insanın ilk hayallerini kurulduğu yer mağaralar idi.Bugün ise bu iş için üniversiteler var.Çünkü hayal kurmak aslında insandaki 'doyumsuzluğun' tetiklediği bir kabiliyettir. Bu yüzden insan hayallerini gerçekleştirme arzusu içinde,-ile birlikte- yaşar. İnsan yetinme bilmeyen bir varlık oluğu için de bu hayaller daima daha iyisini elde etme amaçlıdır.Üniversiteler herkesin bu hayallerini attığı ortak bir havuzdur.Hayallerin gerçeklik çizgisine yaklaştırılmasına 'bilim' denir. Leonardo da Vinci'nin, Wright Kardeşler'in, Edison'un, Albert Einstein 'ın Cahit Arf'ın, Mustafa Kemal Atatürk'ün hayalleri olduğu gibi.    Hayallerin karşı tarafa bizde yarattığı coşkuyu, üzüntüyü, korkuyu kısaca 'hisleri' ulaştırma kaygısından doğan 'hareketlere'ise sanat denir.    Aralarındaki kura sonucunda sanat okuluna giden Albreht Durer' in kurayı kaybederek kendisini okutmak için kömür madeninde çalışan ağabeyinin bir daha resim çizmesini engelleyecek kadar deforme olan ellerini çizmesindeki his gibi.    Bugün Türkiye'de üniversiteler var.Ama hayalleri ifade özgürlüğü kısıtlı,ama, hayalleri gerçeğe dönüştürmek için para kısıtlı,ama, düşünmek için bile istek kısıtlı.

   Türkiye'deki sorun düşünce özgürlü değil,olmadı da hiçbir zaman,sorun; ifade özgürlüğü ve onun getirdiği düşünce tembelliği. Düşünce tembelliği demek dogmatik düşüncelerin benimsenmesi demek,dogmatik düşünceler yerinde saymak demek, işte yerinde saymak demekte,bugün Türkiye'de ki Üniversiteler demek.

 
     
 
© Copyright 2000-2015 istiklalcaddesi.net - istiklalcaddesi.org | Teklifleriniz için; +90 535 5888855 | Doğan Tekdemir